19 MAYIS’IN IŞIĞINDAN BUGÜNÜN KARANLIĞINA

0
9
19 MAYIS GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI GÖRSELİ

19 Mayıs 1919; Mustafa Kemal’in işgal altındaki vatan topraklarını kurtarmak için Samsun’a çıkarak Milli Mücadele’yi başlattığı o tarihi gün… Aynı zamanda bugünü kendi doğum günü olarak kabul etmiş ve yine bugünü, her zaman iftihar ettiği Cumhuriyet’in asıl sahibi ve bekçisi olarak gördüğü Türkiye’nin aydınlık yüzü gençlere bir bayram olarak armağan etmişti. Onun için geleceğin teminatı, Türk gençleri, vatan evlatlarıydı. Çağdaşlarından hiçbir farkı yoktu ve onları modern dünya ile rekabet edebilecek donanıma ulaştırmalıydı; bunun için elinden ne geldiyse yaptı. Onlara layık üniversiteler için uzman kadrolardan aldığı raporlara göre üniversiteler kurdu. En yetenekli, parlak gençleri; “Sizi birer kıvılcım olarak gönderiyorum, volkan olup dönmelisiniz!” diyerek devlet bursuyla Avrupa’ya eğitime gönderdi. Ve bu gençler; modern sanayinin, sanatın ve bilimin Türkiye’de temellerini atan kadrolar oldu. Gençlerin sadece zihnen değil bedenen de gelişmesini istedi; spor tesisleri, okullar, stadyumlar kurarak spora teşvik etti. “Sanatsız kalan bir toplumun hayat damarlarından biri kopmuştur,” diyerek resim, müzik okulları açtı, müzeler kurdu. Kültür-sanat faaliyetleri en önem verdiği alan oldu. Onun amacı Türk evladını; fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür bir dünya vatandaşı olarak yetiştirmekti. Biliyordu Atamız: “Yaş ağaç tez eğilir.”

19 MAYIS’TAN BUGÜNE NE DEĞİŞTİ?

103 yıl sonrasındayız. Modern çağ dediğimiz zaman diliminin tam ortasında… Ne modern ama! Yaşları 13-15 olan çocuklar tarafından bu ülkede okul saldırıları gerçekleştirildi. Kahramanmaraş’ta, Şanlıurfa’da birçok masum, günahsız cana kıyıldı. Okul müdürleri, öğretmenleri; öğrenciler tarafından kolayca katledildi. Fatma Nur Çelik, Ayla Kara, İbrahim Oktugan gibi… Bıçak, silah, pompalı tüfek; kolayca elde ettikleri bu suç aletleri ile gözlerini bile kırpmadan, kasten planlayarak, en önemlisi korkusuzca katliam yapabildiler. Bu çok acı, çok sarsıcı. Peki neden? Neden biz? Bizim çocuklarımız? Türkiye gerçekten söylendiği gibi “Küçük Amerika” mı yapılmak isteniyor? Amerikan basınından duyardık, bilirdik bu okul saldırılarını. Şimdi neden daha 18’inde bile olmayan bizim çocuklarımız bu olayların başrolünde?

YALNIZ ÇOCUK GÖRSELİ

BU ÇOCUKLAR NASIL BU HÂLE GELDİ?

Artık Amerikan yapımı bir korku filminin içinde gibiyiz. Çocuklar yalnızlaştı, denetimsiz bırakıldı. Böylece kendilerine sanal alemin karanlık köşelerinde kimlik aradılar ve çeşitli sosyal mecralarda oluşturulan kapalı gruplarda kendilerine yer buldular. Tabii bunun için önce milli ve manevi değerlere hakaret ettirildi; dini değerler ayaklar altına alınıp “dark mizah” diyerek normalleştirildi. Böylece suça karşı direnç kazandırıldı ve bu çocuklar kimliksizleştirildi. Şiddet yüceltilerek; normal yaşamlarında pasif, silik olan bu çocuklara saldırganlık “kahramanlık” olarak yutturuldu. Çok eski değil, 2023 Hatay depremini hatırlayın; bunlar yine tüm kötülükleriyle oradaydı. Enkaz altında kalan insanlarımıza kolayca ulaşıp alay edenler de tam olarak işte bunlardı.

PEKİ GERÇEK SUÇLU KİM?

Peki bunlar yaşanırken biz neredeydik? Maalesef hepimiz buradaydık; ellerimizle ağzımızı, gözümüzü, kulağımızı kapamış öylece duruyorduk. Bu çocuklar bizim eserimiz. Çocuğunun ne yaptığıyla değil, aldığı notla, ders başarısıyla ilgilenen anne babaların; vicdanlı, iyi insan yetiştirmeyi değil, çocuğun her istediğini almayı önceleyen ebeveynlerin; onlara rehberlik etmesi gerekirken kendi dijital dünyasındaki konforu için çocuğunu kurban eden kof yetişkinlerin… Şimdi artık aynı çatı altında herkes yabancı.

DEMET BİLDİŞLİ

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz