Bugün size biraz aşktan ve bir insanın nasıl sevileceğinden söz etmek istiyorum. Aslında söz edeceğim şey aşk denen duygunun ne kadar garip olduğu ve hiçbir şekilde mantıkla açıklanamayacağı.
HİÇ TANIŞMADIĞINIZ ZAMANLAR
Düşünmenizi istiyorum. Ona çok âşıksınız. Onunla beraber olmak istiyorsunuz. Onu hiç tanımadığınız zamana dönelim. Siz onu tanımıyordunuz ama o bir yerlerde yaşıyordu, yemek yiyordu, bazen çok eğleniyordu, belki okula gidiyordu. Gündüz evden çıkıp akşam tekrar evine gidiyordu.
O bütün her şeyi yapıyordu. Ama sizin onun varlığından dahi haberiniz yoktu. Hiç acı çekmiyordunuz öyle birini tanımazken. Hiç kalbiniz acımıyordu.
Peki şimdiye gelelim. Şu anda ne yaptığını dahi düşünüyorsunuz ve içiniz sızlıyor. Geçmişte onu tanımadığınız zamanda bile nasıl bir hayatı olduğunu deli gibi merak ediyorsunuz. Şu anda evde mi? Yemek mi yiyor? Yoksa arkadaşlarıyla mı birlikte? Bunların hepsi aklınıza geliyor dimi.

SEVGİ NASIL İFADE EDİLİR
Sevgiyi açıklamak için kelimelere gerek yok ki. İşte tam da bunun adı sevgi. Bir zamanlar hiç tanımadığın, nefes dahi almadığını bildiğin birini şu anda merak etmek. Neler yaptığını, neyi ve kimi düşündüğünü deli gibi bilmek istemek. Gelmeyecek trenleri beklemek gibi onu beklemek, gelmeyeceğini bile bile hem de.
Siz hiçbir sağlık sorununuz yokken kalbinizin yandığını hissettiniz mi? Eğer hissetmediyseniz hiç sevdim demeyin.
EREN ÇAKIR















