Cumhuriyet Halk Partisi’nin “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinglerinin Anadolu ayağı Karabük’te gerçekleşti.
CHP lideri Özgür Özel önemli açıklamalarda bulundu:
“KAMUDAKİ TAŞERONLARA SESLENİYORUM: SANDIĞI İSTEYİN, İKTİDARI DEĞİŞTİRİN, KADROYU BİLEĞİNİZİN HAKKIYLA ALIN”
“İKTİDARIMIZDA 100 GÜN İÇİNDE EN DÜŞÜK EMEKLİ MAAŞINI BİR ASGARİ ÜCRETE ÇIKARACAĞIZ”
“ERDOĞAN; ARTIK TRUMP’TAN KORKMA, ALLAH’TAN KORK”
“KARDEMİR DÜNYANIN EN İYİ TREN RAYLARINI ÜRETİYOR, AMA HIZLI TRENLERİN RAYINI İNGİLİZ FİRMASINDAN ALIYORLAR”
Özgür Özel miting konuşmasına şu şekilde devam etti:
KARABÜK’ÜN TÜM DEMOKRATLARINA SELAM OLSUN
“Bugün buraya mücadeleyi Karabük’ten büyütmeye geldik, Karabük’ün vicdanına sığınmaya geldik. Bugün burada bir miting yapmaya değil; seçim hakkımıza, Cumhurbaşkanı adayımıza, sandığa, demokrasiye sahip çıkmak için 107’nci kez eylem yapmaya geldik. Karabük’ün çelik gibi bükülmez iradesine sığınmaya geldik. Darbeciler bu meydana baksınlar, bu meydanı görsünler. Karabük’te ateş yanmıştır, çelik suyla buluşmuştur artık. 1977’den beri Karabük’te birinci parti değiliz. Son yerel seçimlerde merkez ilçede 6 bin 700 oy aldık. Ama Karabük’e küsmedik, umudu kesmedik. Sırt dönmedik, bu iradeyi küçümsemedik. Kimi seçiyorsa saygı duyduk. Kusur varsa kendimizde aradık. Bugün ilçe başkanlarımız, il başkanlarımız, güçlü örgütümüz, milletvekilimiz ve belediye başkanımızla bu meydanda birlikteyiz. Ancak sadece Cumhuriyet Halk Partililer değil, Karabük’ün bütün demokratlarıyla birlikteyiz. Selam olsun Karabük’ün tüm demokratlarına. Bizi ayakta tutan ellerinizdeki ay-yıldızlı al bayraklardır. Türkiye İttifakı, renklerini o bayraktan alır. Milli takım kazanınca sevinen, Filenin Sultanlarıyla birlikte gözyaşı döken, dünyanın öbür ucundaki güreşçinin zaferi ile ayağa kalkan kim varsa Türkiye İttifakı’ndadır. Bizim gönlümüz onlarla birliktedir. Kim ki bu ülkede bu ülkenin sınırlarına, kurucularına, bayrağına, toprağına saygılıdır; bizim için hiç uzakta değildir. Biz son dönemde yapılan saldırılarda bir partiyi değil, bir ülkeyi savunuyoruz; bir ülkenin demokrasi ile yönetilmesini savunuyoruz. Seçme ve seçilme hakkını, yani patronun millet olmasını, onun seçtiğinin gelmesini, ‘kal’ dedikçe kalmasını, ‘git’ deyince gitmeyi bilmesini savunuyoruz.”
GÜN CUMHURİYET’E SAHİP ÇIKMA GÜNÜDÜR
“Cumhuriyet Halk Partisi baba ocağıdır. Herkes baba ocağına doğar. Sonra kimi orada kalır, kimi başka yeri arar. Kimi uzakta, ırakta oturur; kimi yakında. Kimi daha büyüğünü arar, kimi daha küçüğüne razı olur. Ama kimin ki huzuru bozulur, bilir; orada bir babaocağı vardır. Kapısı açık, çayı demli, çorbası sıcak, bacası tüten bir baba ocağı. O baba ocağının kapısı sonuna kadar açıktır. Zira o baba ocağının tapusu ne bendedir, ne bizdedir; hiç kimsede değildir. O baba ocağının tapusu bir kişiye kayıtlıdır; o da Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür. Onun için Atatürkümüzle, bayrağımızla, Cumhuriyet’le derdi olmayan herkesle birlikte olmaya, yan yana durmaya, kol kola yürümeye kararlıyız. Gün demokratların, Cumhuriyetçilerin, milliyetçilerin, Atatürkçülerin birbiriyle didişme, mücadele etme değil; gün onun emaneti sandığa ve Cumhuriyet’e sahip çıkmak günüdür. O yüzden biz bu ülkenin bütün demokratları ile birlikte bir büyük yürüyüşü, bir iktidar yürüyüşünü; yüzyıl sonra bir kez daha herkesin yüzünün güldürecek, kimsesizlere sahip çıkacak, kimseyi geride bırakmayacak, hep birlikte çalışacak, çok çalışacak, kazanacak, kalkınacak, hakça bölüşecek, kimsenin kimseyi ezmediği, hiçbir ailenin imtiyazlı olmadığı bir düzeni 100 yıl sonra bir kez daha hep birlikte getireceğiz. Bunu hep birlikte başaracağız.”

KARABÜK’ÜN SORUNLARINI ÇÖZECEĞİZ
“Karabük’ün başlıca geçim kaynağı ormancılık. Yüzde 65’i orman bu şehrin. Ama en çok da ormancılar dertli, orman köylüleri dertli. Maliyetler artmış, üç yıl önceki fiyatlara kesim yapılıyor. Güvensiz, güvencesiz koşullarda yaşam mücadelesi veriyorlar. Yollar kötü, haberleşme sorunları var. Yaz geliyor yine orman yangınları hayatı tehdit edecek. İnşallah iktidar olacağız, Karabük’ün sorunlarını da ormancıların sorunlarını da hep beraber çözeceğiz. Bir Cumhuriyet şehrini Cumhuriyet’e yakışır, o şehirde yaşayan insanlara yakışır en güzel şekle, en iyi şekle getireceğiz.”
İKTİDARIMIZDA EN DÜŞÜK EMEKLİ MAAŞI ASGARİ ÜCRET KADAR OLACAK
“Değerli Karabüklüler bitmeyen bir ekonomik krizle başbaşayız. Eskiden ekonomik krizde yıllarla anılıyordu, o yıl geçiyordu kriz atlatılıyordu bir sonraki kriz gelince yine o yılla anılıyordu. Maalesef on yıllardır bitmeyen, 10 yıla yaklaşan ama bitmeyen bir krizle karşı karşıyayız. TÜRK-İŞ Mayıs ayı rakamlarını açıkladı, resmi açlık sınırı 35 bin lira. Resmi yoksulluk sınırı 113 bin lira. Ama ne veriliyor emekliye? Düşünün bu iktidar öyle bir iktidar ki açlık sınırı 35 bin lira, emekliye 20 bin lira veriyor. İki emekli bir araya gelse açlığı ancak geçiyor. Beş emekli bir araya gelse yoksulluktan kurtulamıyor. Beş emekli Ziraat Bankasına gidecekler, kartı sokacaklar, beşi de emekli maaşını çekecek. Aralarında kura çekip bütün maaşları birine verecek. Öbür dört tanesi açlıktan ölecek. Yine de o kişi insanca, yoksulluktan kurtulacak bir maaş alamıyor. Beş emeklinin toplamını yoksulluk sınırının altında tutan, iki emeklinin bir araya gelse açlıktan kurtulamadığı bir düzen kurdular. Birazdan söyleyeceğim yapacaklarımız içinde. Ama emekliler için en önemli vaadimiz şudur: Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidarında ilk yıl, ilk geldiğimizde 100 gün içinde en düşük emekli maaşı bir asgari ücrete çıkarılacak. Bugün için bu önemli bir vaat. Ya da gerçekleştirilmesi zor bir vaat olarak görülüyor, hiç öyle değil. Bu ülkede en büyük sorun şu: Vasata, kötüye razı edilmek ve bunu kabullenmek. Ne münasebet kabulleniyoruz? Hangisi yaşam koşullarından, lüksünden taviz veriyor da emekli versin? Niçin emekliden isteniyor?”

SANDIK GELECEK BU MEYDAN HAKKINI SÖKE SÖKE ALACAK
“Bu iktidar geldiğinde, 3 Kasım 2002 günü en düşük emekli maaşı bir de değil, 1,5 asgari ücretti. Beğenmedikleri Ecevit’in üçlü koalisyon hükümeti görevi bunlara verirken en düşük emekli maaşı 1,5 asgari ücretti. Bugün beğenmediğimiz 28 bin liradan hesaplayın asgari ücreti, bugünkü parayla 42 bin lira emekliler maaş alıyordu. Sadece AK Parti’nin iktidarda kalmasının maliyeti; 42’den 20’ye düşüş. Kaldı ki biz asgari ücret olarak 28 bin değil, 39 bin lirayı hesapladık, öneriyoruz. Öyle olduğunda en düşük emekli maaşının 57 bin lira olması lazım. Bugün bakınca imkansız gibi geliyor ama bu iktidardan hemen önce öyleydi. Emeklilere hatırlatırım. Bu iktidar geldiği gün, şimdiki 42 bin lirayı çok, 57 bini imkansız diye düşünenlere hatırlatırım. Bu iktidar geldiğinde en düşük emekli maaşı 8 çeyrek altın alıyordu. Bugünkü parayla 80 bin lira. Bugün en düşük emekli maaşı 2 çeyrek altın alamıyor. Sandık gelecek. Bu meydan sandığa koşacak ve hakkını söke söke geri alacak.”
BİZ ARTIK SEÇİM İSTİYORUZ
“Bugün Türkiye’de işsizlikte, yoksullukta, enflasyonda, faizde ve gelir adaletsizliğinde Avrupa birincisiyiz. Bu utanç verici bir tablodur. Bu Anadolu’nun, Trakya’nın evlatlarını sömürüye açmak, topraklarını talana açmaktır. Cumhuriyet Halk Partisi olarak toprağın da ülkenin de emeğin de değerini bilen, insanlığı seven bir anlayışla bir kez daha bu milleti ayağa kaldırmaya geliyoruz. Üç ayda yüzde 10 enflasyon olmuş. Altı ayda bir yıllık hedefler tarumar olacak. Bir yandan mazota zam, elektriğe zam, doğalgaza zam, ekmeğe zam, ete zam, meyveye zam. Öbür tarafta maaşlar olduğu yerde duracak. O zaman şunu söyleyelim. Bu maaşlarla geçim olur mu? Geçim yoksa seçim var. Onun için AK Parti’den ne maaşa zam istiyoruz, ne iyileştirme istiyoruz. Hepsini kendi kendimize yapmak için biz artık seçim istiyoruz, sandık istiyoruz.”

KUTUPLAŞTIRMAYA DEĞİL KUCAKLAŞTIRMAYA GELİYORUZ
“Karabük’te gelip de meydana sığmayacak da böyle aşağılara kadar uzanacak bir kalabalığı gördük ya olmuş bu iş. Yer kalmamış, o ta arkadan bakanlar var. Helal olsun hepinize. Bu meydan çok kıymetli ama meydana giremeyen, girip de aramadan geçmeyen ama bu meydana kulak vermeden de edemeyen, uzaktan dinleyenler var. Onlara sesleniyorum. Elbette gençler diyor ki ‘Gün gelecek devran dönecek, AKP halka hesap verecek.’ Bunu duyup da AKP’ye, MHP’ye daha önce oy vermiş kimse şöyle düşünmesin. ‘Eyvah Cumhuriyet Halk Partisi gelirse bizden hesap soracak.’ Vallahi biz köyümüzde, beldemizde, ilçemizde, düğünü AK Partililerle ve MHP’lilerle bir yapıyoruz, cenazeyi birlikte kaldırıyoruz. Biz bu ülkeyi ayrıştıran, bölen değil; birleştiren Türkiye’nin kurucu iradesiyiz. Bundan önce kimseyi verdiği oydan, üye olduğu partiden sorumlu tutmayız. Devr-i sabık yaratmayız. Ama darbeciler var, milletten seçimi kaçırmaya çalışanlar var. Ailelere, çocuklara el uzatanlar, her akşam televizyonda yayınlansın diye haysiyet cellatlığıyla yalan haberler yapanlar, iftira atanlar var. Korkacaksa onlar korksun, milletimizin için rahat olsun. Kutuplaştırmaya değil, kucaklaştırmaya geliyor Cumhuriyet Halk Partisi.”
TÜRKİYE’Yİ BİR KEZ DAHA KURTARMAK İÇİN HEP BERABER ÇALIŞACAĞIZ
“Şimdi bir şey soracağım. Çok iyi çok hoş da bu Karabük’te bitmeyen miting mi yapacağız? Kimse ayrılmıyor. Gitgide artıyor. Yan taraflar, pasajın içi doldu. Çek şu pasajın içini çek, çek. Pasajın içi de doldu. Ama her güzel şeyin bir sonu var. Yine geleceğiz. Yine bir kez şunun sözünü alayım. Bundan sonra kendi kaderinize boyun eğmemek için ve kendi geleceğinize sahip çıkmak için ne zaman nereye çağrılırsanız gelmeye hazır mısınız? Türkiye’yi 100 yıl sonra bir kez daha kurtarmak için hep beraber çalışacağız. Pazartesi günü, yarın 81 ilde 973 ilçede sokağa çıkıyoruz, meydana çıkıyoruz, köylere, kahvelere, kapı kapı evlere, fabrikalara ve tüm vatan sathına yayılıyoruz. Çalışmaya hazır mısınız? Tarihin en uzun ve en kalabalık seçim kampanyasındayız. Yerinizi almaya hazır mısınız? Kapı kapı gezecek miyiz? Ekrem Başkan’ın yerine çalışacak mıyız? Partimizin iktidarı için çalışacak mıyız? Türkiye İttifakı için çalışacak mıyız? Kimseyi geride bırakmadan sıkılmamış tek el çalınmamış da kapı bırakmadan tarihin en büyük seçim zaferine hazır mıyız? Birlikte miyiz? Birlikte yürüyecek miyiz? O zaman yolunuz açık olsun, yolumuz açık olsun. Yürüyelim arkadaşlar, yürüyelim.”

















[…] 38. Olağan Kurultayı iptal edildi. Cumhuriyet Halk Partisi‘nin istinafa taşınan kurultay davasıyla ilgili mutlak butlan kararı çıktı. Eski […]