CHP’nin İstanbul halkının oylarıyla seçilmiş tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu’na yönelik başlattığı “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinglerinin İstanbul ayağı 11 Mart Çarşamba akşamı Pendik’te düzenlendi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel şu şekilde konuştu:
“HIRSIZA HIRSIZ OLDUĞUNU HATIRLATMAZSAN SANA AHLAK DERSİ VERİRMİŞ, ÜSTÜNE OTURDUKLARI DOSYALARIN TÜM KANITLARIYLA HESABI SORULACAK”
“İLK 2 AYDA FAİZE ÖDENEN PARAYLA TÜM EMEKLİLERE BU BAYRAMDA 28 BİN LİRA İKRAMİYE VEREBİLİRDİK”
“MEŞRUİYET TRUMP’TAN, EMPERYALİST AMERİKA’DAN ALINMAZ; MEYDANDAN, SOKAKTAN, SANDIKTAN ALINIR”
“BİZ ECEVİT’İN FİLİSTİN KURTULUŞ ÖRGÜTÜ’NE SAHİP ÇIKTIĞI YERDEYİZ, BİZ, DENİZ GEZMİŞ VE ARKADAŞLARININ ALTINCI FİLO’YU DENİZE DÖKTÜĞÜ YERDEYİZ. SEN NERDESİN?”
ZAFER YAKINDIR
“‘Fabrikada, sokakta, alnı açık duranların yanında dev gibi doğruldular. Zafer yakında. Bilek var vuruşmaya, güç var konuşmaya, soluk var harcanmaya. Zafer yakında. Can var verilecek, kardeş var ayakta, kardeşe can feda. Zafer yakında.’ Canım İstanbul’a, Anadolu yakamıza merhaba. Selam olsun Pendik sana, selam olsun seçtiğine sahip çıkanlara, iradesine sahip çıkanlara. Bugün İstanbul’un Anadolu’ya açılan kapısındayız. Pendik’in yiğit insanlarıyla, Anadolu yakasının yiğit insanlarıyla birlikteyiz. Martın başında soğuk bir havada, büyük bir meydanda omuz omuza, yan yana, yürek yüreğeyiz. 19 Mart darbesinden neredeyse bir yıl sonra, darbenin yıldönümüne bir hafta kala 97’nci eylemde hep beraberiz. Hoş geldiniz, şeref verdiniz.”
GÜNEŞ DOĞAR AYDINLIK KAZANIR
“Sizlere bakınca ben görüyorum ki hiçbir zaman karanlık kazanamaz. Güneş doğar, aydınlık kazanır. Zulmedenler değil, zulme direnenler kazanır. Korkaklar değil, cesurlar kazanır. Kötüler değil, iyiler kazanır. Size bakınca görüyorum ki biz kazanacağız. Bu gece yine bu soğukta on binleriz ama elbette bir yanımız yine eksik. Birinci bölgede Beykoz Belediye Başkanımız Alaattin Köseler’e, Şile Belediye Başkanımız Özgür Kabadayı’ya, belediye meclisi üyelerimize, bürokratlarımıza, emekçi arkadaşlarımıza bir selam yolluyoruz buradan onlara. Aslanlara selam olsun. Pendik’te 35 yıldır maalesef seçimleri kazanamadık. Ama Pendik’e küsmedik, kusuru kendimizde aradık. Doğru adayı aradık, eksik yanlarımızı aradık ve çabaladık. Bu seçimlerde Pendik’i yine kazanamadık ama çok büyük bir başarı yakaladık. Yüzde 43 oy aldık, küçük bir farkla Pendik’i kaybettik. O günkü adayımız Tarık Balyalı bugün bizimle beraber. Ona sahip çıkan sizlere ve müthiş bir kampanya yapan Pendik örgütünün tüm neferlerine teşekkür ediyorum.”

AK PARTİ YOLSUZLUĞUN KİTABINI YAZMIŞ
“O Tarık Balyalı bir kitap yazdı. O kitap elimde. Öncelikle şunu söyleyeyim. 19 Mart darbesinden sonra ‘Millete Emanet’ kitabını; Ekrem Başkan’la birlikte birimizin ön sözünü, birimizin son sözünü yazdığı kitabı size emanet etmiştim. Sevgili Yavuz Oğhan yazmıştı kitabı. Gelirini Aile Dayanışma Ağı’na, ayrıca tüm mücadele sürecinde yurdundan olana yurt bulmaya, bursu kesilene burs bulmaya ve maaşları kesilen arkadaşlara sahip çıkmak için fona bu geliri söylemiştik. Sizler ‘Millete Emanet’ kitabına sahip çıktınız. Aldınız, okudunuz, hediye ettiniz. Kitabın satılmasını sağladınız. Bugün o kitabın altıncı ayında ilk telif ücretleri geldi, yerlerine ulaşıyor. Kitaba sahip çıkan herkese yürekten teşekkür ediyoruz. İyi ki varsınız. Siz bu ülkenin en büyük, dayanışmaya en iyi bilen, birlikten güç alan ve güç veren, yan yana durup tarihin akışını değiştiren milyonlarsınız. İyi ki siz varsınız. Sonrasında Sayın Balbay yazdığı kitapların gelirlerini aynı fona söz verdi, önümüzdeki aylarda aktarılacak. Şimdi Pendik’in son adayı Tarık Balyalı bir kitap yazdı. Adı, ‘Hesap.’ Bu kitabın da bütün geliri olduğu gibi Aile Danışma Ağı, ADA’ya ve bu mücadelede zarar gören herkesin karınca kararınca mağduriyetinin giderilmesine aktarılacak. Tarık Balyalı’nın ‘AKP Dönemi İBB Yolsuzlukları’ kitabını, adI ‘Hesap’ olan kitabını sizlere emanet ediyorum. Ama muhteşem bir eser. Bakarsan yazan Tarık Balyalı. Kalemi o tutmuş. Bilgisayarın ve klavyenin tuşlarına o dokunmuş. Ama hakikaten ne desem az. Şu AK Parti’ye bak yahu, yolsuzluğun kitabını yazmış. İBB Belediye Meclis Üyesi ve Grup Başkanvekilliği döneminde çalışmaya başladı. Bugün Ekrem Başkan’ı ve arkadaşlarımızı sözde yargılayanların ellerinde tek bir delil yokken; yani gizli tanıklara dünya kadar yalan attırıp, gizli tanığı bir senenin sonunda elinden kaçırmışken ve o ifadeleri başka bir gizli tanığa yazdırıyorken, utanmadan sanki tiyatro oyunuymuş da oyuncu hastalanmış ve yerine başka oyuncu çıkarmış gibi tanık değişikliği yapılırken, burada Tarık Balyalı’nın kitabında somut deliller var. Her sayfası ibretlik, her sayfası skandal. Ama bir tanesini, rastgele bir tanesini söyleyeyim.”
AK PARTİ EMEKLİNİN BELİNİ KIRDI
“Değerli Pendikliler, bozuk düzende sağlam çark olmaz. Adalet olmazsa refah da olmaz. AK Parti’nin kara düzeni, ülkeyi fakirleştirmeye devam ediyor. Bugün açlık sınırı 32 bin lira. Yoksulluk sınırı 105 bin lira. Asgari ücret 28 bin lira. En düşük emekli maaşı 20 bin lira. Beş emekli bir araya gelse bir zengin etmiyor. Bırakın zenginliği, yoksulluktan kurtulamıyor beş emekli. Böyle bir gelir adaletsizliği görülmemiştir. Kendileri gelmeden önce o çok eleştirdikleri üçlü koalisyon hükümetinin 2002 yılında eylül ayında verdiği en düşük emekli maaşı 8 çeyrek altın alıyordu. Bugün en düşük emekli maaşı 20 bin lira, 1,5 çeyrek altın alamıyor. Emekliye geçen 23-24 yılın sonunda yoksulluğu kanıksattılar. Öyle bir noktaya geldi ki emekli, şimdi dediğinde 8 çeyrek altın sanki hayalmiş gibi geliyor. Ya da o dönem emek en düşük emekli maaşı 1,5 asgari ücret ücretti. Biz bugünkü 28 bin liralık asgari ücreti katiyen kabul etmiyoruz. Ama ona bile uygulasan 42 bin lira yapıyor. Yani bugün AK Parti’nin düşük asgari ücreti bile 1,5 asgari ücret hesabıyla 42 bin lira yapıyor emekliye. Ama 20 bin lira veriyorlar. Biz 39 bin lira asgari ücret taahhüt etmiştik. 1,5 emekli maaşı dediğinde otomatikman 60 bin liraya çıkıyor. Nerede 20 bin lira, nerede 42 bin lira? Nerede 20 bin lira, nerede 60 bin lira? Altın hesabına vurursan; nerede 1,5 altın, nerede 8 çeyrek altın? Emekli dünya tarihinin en büyük haksızlığına uğramıştır. AK Parti’nin kara düzeni herkesin belini bükmüş, emeklinin belini kılmıştır. Herkesin boynunu ezmiş, emeklinin boynunu kırmıştır.”

BÖYLE MÜJDE OLMAZ OLSUN
“AK Parti’nin kara düzeninde en büyük vefasızlık, emekliye yapılmıştır. Emekli dediğin bu devlet, bu millet için; çoluğunu çocuğunu büyütmek için eli nasırlaşmış, dirseği çürümüş, gözlük camları büyümüş, çalışmış, namusuyla çalışmış kişidir. Emekliye 20 bin lira vermek ya da memur emeklisini asgari ücretin altına düşürmek, her emekliyi fakir yapmak, açlık sınırının altına düşürmek büyük bir insafsızlıktır. Şimdi bu insafsızlığın, bu haksızlığın mimarı, yoksulluğun Türkiye’deki banisi Recep Tayyip Erdoğan bugün çıkmış, diyor ki ‘Emeklilere bir müjdem var.’ Utanmadan ve sıkılmadan emekliye müjde diye ne söylüyor biliyor musunuz? Hani 2015’te söz verip de ta 2018’de anca sözünü tutup, verdiği 1000 lira emekli ikramiyesi var ya. Hani Cumhuriyet Halk Partisi’nin ‘Her emekliye dini bayramlarda bir maaş ikramiye’ dediği, bunların önce ‘olmaz’ deyip 1 Kasım’a giderken ‘Biz de vereceğiz’ dediği, 2018’de 1000 lira verdikleri emekli ikramiyesi. O gün 24 kilo dana kuşbaşı alan, bugün 4 kilo kuşbaşı alan emekli ikramiyesi. O gün 1000 lira, 24 kilo dana kuşbaşı alıyordu. Bugün verdikleri 4 bin lira, 4 kilo alıyor. Bu 4 bin lirayı bu sene 5 bin lira yapacaklardı güya, ‘Az’ dedik, ‘Daha yüksek olsun’ dedik 5 bini bile vermediler. 4 bin lira verdiler ve bugün ‘müjde’ diye ne söylüyor beyefendi biliyor musunuz? Bu 4 bin lirayı bayramdan önce verecekmiş. ‘Müjde’ diye bunu söylüyor. Yazıklar olsun böyle müjdeye. 24 kilo kuşbaşıyı 4 kiloya düşür; o zaman bir ikramiyeyle, 4 bin lirayla bir kurbanlık koyun alınıyordu, bugün bir butu bile alınamıyor. Bir de utanmadan ‘Bu parayı bayramdan sonraya bırakmıyorum, bayramdan önce veriyorum. Emeklime müjdeler olsun’ diyor. Olmaz olsun öyle müjde. Olmaz olsun öyle ikramiye. (‘Tayyip istifa.’ sloganları) Ey Erdoğan, hani diyorsun ya ‘Öyle siyaset yap, böyle siyaset yap.’ Yok, ‘Gel, Ankara merkezli yap. Ankara’ya gel, burada otur ve partinin başında dur. Sus partinde otur, beni elleme’ diyorsun ya. Ben de sana ‘Haydi oradan ne Ankara’sı? Ankara’da da varız Ardahan’da da. Mersin’de de varız Iğdır’da da. İstanbul’da dokuz ilçede, 97’nci eylemde. Sen önce insan merkezli siyaset yap. Emekli merkezli, emekçi merkezli siyaset yap. Ondan sonra karşımıza çık.’ Meydanda bu gördüğüm öfke, 20 yıldır otobüslerin üstündeyim, görmedim böyle öfke. Emekliler günü gelince Tayyip Erdoğan’dan hesap soracak mısınız? O sizin canınıza okudu, onu siyasette emekli edecek misiniz? Söz mü? Hakkınızı yiyenin hakkından gelecek misiniz? İşte bu coşku, bu inanç, bu kararlılık, gözlerdeki bu ateş ateş öfke, Tayyip Erdoğan istediğini yap, seni götürüyor bu öfke, seni götürüyor bu öfke.”
AK PARTİNİN KARA DÜZENİ FAİZ DÜZENİDİR
“Bir yanda ezilen millet, sefalet çeken emekliler, emekçiler, çiftçiler, esnaflar, bir yanda sırf ‘İktidara tutacağım’ diye ‘Bir şekilde koltuğumu koruyacağım’ diye darbeye kalkışan arkadaşlarımızı içeriye atan sen. Ve bedeli millet ödüyor. Bu bedel 19 Mart’tan darbesinden sonra enflasyonu yükselterek, fiyatları yükselterek, faizleri yükselterek milletin sırtına biniyor. Bugünkü yoksulluğun sebebi dünyada olan enflasyon değil, Türkiye’de bir aylık enflasyon dünyadaki 100 ülkenin yıllık enflasyonundan fazla. Bugün Türkiye’de AK Parti’nin kara düzeni, faiz düzenidir. Bu sene tarihin en yüksek faizini ödüyoruz. 2,7 trilyon lira. Sadece ocak ve şubat ayında 637 milyar lira faize para ödendi. Şimdi buradan Pendik’te ilan ediyorum ki; bu para, ocak ve şubatta faizle ödenen para, geçen seneki darbeden sonra yükselen faizlerin yarattığı maliyet, bu para millete dağıtılabilseydi bütün emeklilere bu bayramda 28’er bin lira verebilirdik. Ocak ve şubatta verilen faiz emekli başına bölündüğünde herkese bir asgari ücret ikramiye çıkıyor. Ama Tayyip Erdoğan bu parayı emekliye vermek yerine darbeye harcıyor. Peki bu kara düzenin içinde biz ne yapacağız? Bugün karşı karşıya olduğumuz süreç şundan ibarettir. Millet kimi göndereceğine, kimi getireceğine karar vermiştir. İktidar değişimi artık zamanlama meselesidir.”

EKREM İMAMOĞLU’NUN BAŞI DİKTİR
“Artık yalandan bezdik. Aynı kişiye ‘18 yaşında sahtecilik yaptın. O okuldan bu okula yüzlerce öğrenci ile birlikte sahtecilikle geçtin’ diyenler, diplomasını iptal edenler; aynı kişiye aynı anda hem ‘casus’ diyenler, hem ‘Seçimde hile yaptın’ diyenler, hem ‘Hırsızlık ve yolsuzluk yaptın’ diyenler, hem olmadık uçaklarda ‘Terbiyesizlik yaptın’ diyenler tüm bu yalanlarının altında kaldılar. Söyledikleri uçak AK Partilinin çıktı, Ekrem İmamoğlu’na hiç kiralanmadığı ortaya çıktı. ‘Ekrem’in’ dedikleri arabalar MHP’nin milletvekilinin çıktı. ‘Gaziosmanpaşa Belediyesi’nden dolar çıktı’ dediler, kasadan mühür çıktı. Dolar görüntüleri, TRT’nin stok videoları çıktı. ‘Yer altından, parke altından milyonlarca Euro çıktı’ dediler, tamamı yalan çıktı. ‘Videosu var’ dediler, iftira çıktı. ‘Çantalarda para var’ dediler, jammer çıktı. Ekrem Başkan’a ‘hırsız’ dediler. Karadeniz’in yiğit evladı alnı açık, başı dik çıktı.”
TÜRKİYE’DEKİ BÜTÜN DEMOKRATLARA SELAM OLSUN
Bu düzen değişecek. Artık düşmanlıklar, husumetler bitecek. Bugün MHP’nin yaptığını savunamayan ülkücüler de AK Parti’ye katlanamayan muhafazakarlar da bugünkü süreçte Kürtler de Türkler de Aleviler de Sünniler de birlik ve beraberlik halindedir. Bunun adı Türkiye İttifakı’dır. Renklerini ay yıldızlı al bayraktan alır. Bir partiye ait değildir, kimseyi dışlamaz. Sosyal demokratlar, muhafazakar demokratlar, milliyetçi demokratlar, Kürt demokratlar, sosyalist demokratlar, liberal demokratlar yeter ki otokrata karşı birleşsin. Türkiye’deki bütün demokratlar selam olsun hepsine. Sandığa sahip çıkanlara, sandığı kaptırmayanlara, otokrasi peşinde koşan otokratlara, tek adamlara karşı kardeşliği savunanlara selam olsun. Artık düşmanlıklar, ayrılıklar bir tarafta kalmıştır. Huzura ve barışa omuz omuza, el ele yürüyoruz. O yüzden sesime kulak veren herkese, sadece üyelerimize değil; kendini Türkiye’nin ortak geleceğinde gören tüm demokratlara sesleniyorum: AK Parti istiyor ki kimse kimseyle yan yana durmasın, herkes birbirine mesafeli olsun. Mesafeleri kaldırın, safları sıklaştırın, yan yana durun, birlikte mücadele edin. Önümüzdeki bayramda ve devam eden tüm günlerde tüm demokratları geçmişte AK Parti’ye, MHP’ye oy veren komşularını ziyarete, onlarla sohbete, yoksulluğun, işsizliğin bir kader olmadığını anlatmaya, kimsenin bunlara katlanmak zorunda olmadığını anlatmaya davet ediyorum. Hepinizi benim, Ekrem Başkan’ın, partimizin ve Türkiye İttifakı’nın adına bu bayramla birlikte yollara düşmeye, sokaklara çıkmaya, ev ev, kapı kapı gezmeye, herkesi ikna etmeye davet ediyorum. Ekrem Başkan için kampanyaya başlamaya hazır mısınız? Türkiye’nin yarınları için kapı kapı dolaşmaya hazır mısınız? Köy köy, ev ev, fabrika fabrika meydan meydan çalışmaya hazır mısınız? Yorulacak mıyız? Vazgeçecek miyiz? Peki hep beraber yürüyecek miyiz? Yürüyecek miyiz? Yürüyecek miyiz? O zaman haydi bakalım yürüyelim arkadaşlar.”

















[…] Halk Partisi’nin “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinglerinin Anadolu ayağı Uşak’ta […]