“8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü” öncelikle belirtmek isterim bu yazıyı öznesi olmadan birazcık tarihi birazcık kendimden yorumlayarak yapacağım. Gönlüm şöyle arzu ederdi keşke bu analizi bir Kadın arkadaşımız yazsa fakat bugün onlar yasaklara, artan şiddete, faili meçhul cinayetlerde yitirdiği kız kardeşleri için alanlarda mücadele vermekte, selam olsun hepsine…

NEDİR BUGÜNÜN ANLAMI ?
8 Mart, tam açıklamasıyla “8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü”. Aklımızda ilk canlanan pembe bir renk mi ? Ya da birbirinden renkli çiçekler, bunlar ilk zihnimizde canlanan simgeler oldu. Simgelerinde birer anlamı vardır bu Kapitalist sistemde ama aslında hiçbiri 128 Can vardır özünde 128 Kadın vardır. 8 Mart Kadınların erkeklerle eşit haklara sahip olmak yolunda verdiği mücadelenin meşalenin adıdır. 8 Mart 1857’de ABD’de 40 bin kadın dokuma işçisinin, kadın işçilerin işten çıkarılmalarını ve düşük ücret verilmesini protesto etmek amacıyla ilk kez direndikleri ve greve gittikleri tarihtir. Kadınlar çalıştıkları fabrikayı işgal ettiler ve polis müdahalesiyle karşılaştılar. Olaylar sırasında çıkan yangında 128 kadın yaşamını yitirdi. 1910 yılında Kopenhag’da 2.Enternasyonele bağlı Sosyalist Kadınların yaptığı Uluslarası Kadınlar Konferansı’nda Clara Zetkin’in önerisi üzerine 8 Mart, Amerika’da grev sırasında çıkan yangında ölen işçi Kadınların anısına “2.Enternasyonel Kadın Mücadele Günü” olarak ilan edildi. Ülkemizde ilk kez 1921 yılında kutlanan 8 Mart tarihi, 1975 Dünya Kadınlar Yılı’nda Birleşmiş Milletler’in “Dünya Kadınlar Günü” olarak kabul etmesiyle birlikte sokağa taşındı ve daha yaygın olarak kutlanmaya başlandı.

BAHÇECİLİK ALANI İSTİLADAN, MODERN YAŞAMA
Hayvan gücüne dayalı saban tarımının ortaya çıkışıyla, “hayvanların efendisi” olan erkek, başlıca yiyecek yetiştiricisi ve yiyecek toplayıcısı olarak toplumun içsel yaşamında bir üstünlük kazanmış olan kadının bahçecilik alanını istila etmeye başlamış ve böylece kadının söz konusu üstünlüğünü yavaş yavaş ortadan kaldırmıştır. Savaşçı toplumlar ve şenlikler erkek tahakkümünün ivmesini yeni bir maddi ve kültürel sistem düzeyine taşımıştır. Erkek tahakkümü fazlasıyla etkin bir hale gelmiş ve sonunda seçkin erkeklerin sadece kadınları değil, sınıflar aracılığıyla diğer erkekleri de tahakküm altına aldığı yeni bir dünya ortaya çıkarmıştır. Bu dünya düzeni kadını her alanda esirliğe mahkum etmeye çalışan bir sistemsel alana dönüşmüştür.
Kadınların temel kazanımları herhangi bir ırk ve lider eksenli şekilde değerlendirilemez hiçbir lider kadınlara doğrudan hak vermemiştir. Kadınlar bu hakları gücü ile gerek tepkileri ile gerekse ortada olan kazanımlara verdiği emeği ile kazanmıştır. Kadınların kazanımı gene Kadınların kendi eseri ile olmuştur. 8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ kutlu olsun.
OZAN CAN KURT














