CHP GENEL BAŞKANI ÖZGÜR ÖZEL PARTİSİNİN GRUP TOPLANTISINDA KONUŞTU

0
25

Cumhuriyet Halk Partisi’nin Genel Başkanı Özgür Özel partisinin haftalık grup toplantısında önemli açıklamalarda bulundu.

Özgür Özel şu şekilde seslendi:

DURMADAN ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ

“19 Mart darbesine karşı 23 Mart’ta dayanışma sandıklarına koşan 13,5 milyon gönüllüyle ve devamında Ekrem Başkan’a ve yol arkadaşlarımıza sahip çıkan herkesle, darbenin karşısında duran bütün demokratlarla birlikte önemli bir yürüyüşü gerçekleştiriyoruz. Bunun için dünkü tanıtım toplantımıza kulak kabartan, ardından il ve ilçe başkanlıklarımıza bu vaatlerden, bu seçim yürüyüşünden duyduğu memnuniyeti ifade eden ve bizimle birlikte bir devri kapatıp bir devri açmak isteyen, 100 yıl sonra yine Cumhuriyet ve demokrasi için, yokluktan, yoksulluktan kurtulmak, hep birlikte kalkınmak ve eşitçe paylaşmak için ümidi bizde olanlara selam olsun. O yüzden durmadan çalışmaya devam edeceğiz.”

BU MİLLET SEÇTİĞİNİ BIRAKMAZ

“Bu millet seçtiğini bırakmaz, seçme hakkını bırakmaz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten emanet Cumhuriyet’in en büyük kazanımı sandığı bırakmaz. Sandığa el uzatan oldu mu o elin karşısında dimdik millet durur. Devletini sever ama devleti milletin karşısına dikerseniz, o zaman millet sandığı savunur. Millet kazanır’ dedik. O günden bugüne de 46 derece sıcakta 15-16 kişinin bayıldığı eylem de oldu, eksi 4 derece sıcakta donduğumuz ama meydandan ayrılmadığımız, birlikte dolunun, karın ve tipinin altında kaldığımız ancak asla bir adım geri atmadığımız eylemlerimiz oldu. Çünkü o eyleme katılanlar biliyorlar ki bu mücadele, otokrasiyi savunanlarla demokrasiyi savunanlar arasındadır. Çünkü bu mücadele zalimle mazlum arasındadır. Çünkü bu mücadele ezenle ezilen arasındadır. Bu mücadele emeği sömürttürenlerle emeği sömürülen işçi sınıfının arasındadır. Bu mücadele yıllarca elleri nasırlanmış, dirsekleri çürümüş, gözlük camları büyümüş, ‘Artık sen rahat et, sana biz bakacağız’ diye emeklilere seslenip de sonra bu toplum sözleşmesini bozanların, dünyanın en vicdansız emekli maaşını; yoksulluğun, açlığın, sefaletin maaşını veren vicdansızlara karşı emeklilerin haysiyet mücadelesidir. Onlarla emekliler arasındadır. Bu mücadele kendi iktidardan gidecek kaygısı dışında bu topraklarda hiçbir kaygıyı görmezden gelenlerle, geleceğinden kaygı duyan gençler arasındadır. Gençlerin onur, var olma ve haysiyet mücadelesidir. O yüzden güç bir haftayı geride bıraktık. Daha zoruna, mücadelenin daha koru koruna verileceği yeni bir haftaya da burada hep birlikte giriyoruz.”

ABD BOMBARDIMANINDA TAM 150 KIZ ÇOCUĞU ÖLMÜŞ

“‘Beş dakika için yalvarıyorsunuz’ denen görüşmedeki teslimiyet, işte bugün yaşananlar. 71 bin Filistinli ölmüş. Filistinlilerin olmadığı masaya, ‘Olmayacak’ dedikleri Netanyahu’yu oturtup onunla birlikte Filistin’i işgal planını konuşmak. İran’a, bir ülkenin yönetim kadamesine, toplantı sırasında, Birleşmiş Milletler kararı olmaksızın… Hatta onlarla müzakere yürütürken, Londra’da görüşmeler yaparken, cuma günü ayrılıp ‘Pazartesiye bize düşüncenizi söyleyin, kırmızı çizgilerinizi söyleyin’ deyip, bu toplantının kararının alınacağı toplantıda ülkenin yöneticilerini torunlarıyla, çocuklarıyla, kızlarıyla bombalayan bir zorbalık, bir vicdansızlık, bir haydut devlet. Bizim İran’ın yönetimine, yönetim şekline, İran’da yaşananlara itirazımız var. İran’da İranlıların İran’ın geleceğini kararlaştırması gerektiği ve demokratik bir İran olması konusunda kararlılığımız var, tutumumuz var. Ama ne Güney Amerika’da, ne Ortadoğu’da, ne bir başka yerde uluslararası toplum olmadan, Birleşmiş Milletler kararı olmadan, bir ülkeye bir kişinin kararıyla, kendi ülkesindeki senatonun bile kararı olmadan, gidip de orada katliam yapması ve dünya kadar sivilin öldürülmesi… Yahu 150 tane civciv ölse yastır. 150 civciv ölse üzülür, bakarsın. 150 kız çocuk ölmüş Amerika’nın bombardımanında. Kimsenin dönüp baktığı, bunu düşündüğü, bunu sorguladığı yok. Dönüyorlar; Trump güzellemeleri, Trump üzerinden Netanyahu ile işbirlikleri ve bu ilk değil. Ben bu pazar, bundan iki gün önce 22’nci dönem milletvekili grubumuzdan hayatta olan kahramanlarla birlikteydim. Amerika’da söz verdiği, kendi henüz o gün partisinin başında ama başbakan değilken 1 Mart’ta Meclis’e getirttiği, ‘69 bin Amerikan askeri Türkiye’ye gelsin. Doğu’da, Güney Doğu’da altı tane üs kursun. İki liman bunlara verilsin. Irak Türkiye üzerinden işgal edilsin’ diye tezkere getirten Erdoğan… ‘O tezkere geçsin’ diye her şeyi ortaya koyan Erdoğan… Tezkere geçmeyince gizli tutanakları ele geçirip, 99 tane hayır oyu veren AK Partiliyi bulup siyasetten tasfiye eden Erdoğan… Bugün 1 Mart tezkeresine ‘hayır’ diyenler, Irak’ta 1,5 milyon Müslüman’ın kanı döküldü. Onlar Türkiye’nin eline bulaşmamasının gururunu yaşattılar bize. Cumhuriyet Halk Partisi grubu ve 99 AK Partili o günkü milletvekili Türkiye’yi altı kalıcı Amerikan üssünden kurtardı, Güney Doğu’yu Amerikan işgalinden kurtardı. Çıkmamak üzere Türkiye’den Amerikan postalının Mersin’e ve oradan Doğu’ya, Güneydoğu’ya gitmesinden bizi kurtardı.”

İRAN HALKINA BAŞSAĞLIĞI DİLİYORUZ

“Ama dünya kritik bir eşikten geçerken bölge bir ateş çemberine dönüşürken hala içeride huzursuzluk yaratan, Türkiye’yi içeride kutuplaştırmaktan medet uman bir anlayışla karşı karşıyayız. Öyle bir iktidarla muhatabız ki toplumsal barışı bozarken, dışarıda da ilkeli durmuyor. Ama Türkiye’yi zayıf düşürmenin bedelini dışarıda da ülkeye ödettiriyor. Amerika ve İsrail istediği her ülkeye saldırabileceği bir yeni dünya düzeni kurmaya çalışıyor. AK Parti iktidarı Trump yönetimine çıt çıkarmıyor, Gazze’de İsrail ile aynı masada oturuyor. Amerikan Büyükelçisi’nin her gün küçük düşüren yaklaşımlarına ağzını açıp da bir cevap vermiyor. Biz Amerika ve İsrail’in planları karşısında bölgemizde yaşayan tüm insanların hakkını cesaretle savunduk, savunmaya da devam ediyoruz. Amerika ile İsrail’in uluslararası hukuku hiçe sayan, masum sivilleri hedef almaktan çekinmeyen bütün müdahalelerini reddediyoruz. Komşumuz İran’a yapılan saldırılara karşı da duruyoruz. İran halkının yanındayız. Kayıpları için, başta 150 kız öğrenci tüm kayıpları için başsağlığı diliyoruz. İran’daki rejimin baskıcı, insan haklarını yok sayan politikalarını tasvip etmemekle birlikte İran’ın ve bölgemizin geleceğine karar verecek olanların İran’da yaşayanlar, bölgede yaşayanlar olması gerektiğini savunuyoruz.”

TANJU ÖZCANLA GURUR DUYUYORUM

“Değerli arkadaşlar, Sayın Bahçeli bugün önemli bir konuşma yaptı. Geçen hafta Meclis Başkanı ziyaret etti. Onunla önemli değerlendirmeler yaptık. Bugüne doğru geliyorduk. Bugüne gelirken önemli iki gelişme, eş zamanlı. Aynı anda iki saat arayla oldu. Bir tarafta İsrail ve Amerika İran’ı vurdu. Bir anda Türkiye’nin bir olmasının, beraber olmasının, iç cephenin kuvvetli olmasının, iktidarıyla – muhalefetiyle birlikte Türkiye’nin dimdik ayakta durması gerektiğinin hatırlanması gereken anlar yaşıyoruz. Bu olaylar olurken Meclis’te üç dönem birlikte milletvekilliği yaptığımız, iki dönemdir Bolu’da iki oydan birinden fazlasını alan, memnuniyet anketlerinde yüzde 70-80 çıkan ve Bolu için çalışan Tanju Özcan’a operasyon yapıyorlar. Tanju Özcan Bolu’da bir vakıf kurmuş. Vakfa AK Parti’yi dahil etmiş, MHP’yi dahil etmiş. Esnaf odalarını, şoförler odasını, bütün Bolu’yu içine koymuş. Demiş ki ‘Bolu’nun çocuklarına siyaset ayrımı yapmadan sahip çıkacağız.’ Hep birlikte Bolu’da dönmüşler ve Bolu’nun işadamlarına, zenginlerine, kendileri dahil, Bolu’dan para kazananlara, dışarıdan gelmiş Bolu’da şube açmış, vergiyi İstanbul’da veren zincir marketlere, ‘Bu vakfa destek olun kardeşim’ demişler. Hep beraber yapmışlar bunu. 528 Bolulu yoksul genci üniversitede yüksek burslarla okutuyorlar bu arkadaşlar. Bolu’daki bir vakıf. Ayrıca bu vakfın burs isteyen her gence, Bolu’da olup dışarıda okuyan ve Bolu’ya gelen, başvuru yapan, kriterleri tutturan her gence burs veren o vakıf, ayrıca da Bolu’ya bir huzurevi yapmak için de çalışıyor hep beraber. Sabahın köründe normalde ya adliyenin yanında belediyede çalışıyor ve Tanju Özcan. Çağırsan ifadesini alırsın, sabahın köründe telefon davetiyle değil, eve polisin gelip davet etmesiyle değil, jandarma operasyonuyla alıp gözaltına koyacaklar. Üç gün tutacaklar. Ve üç gün boyunca kendisine sorulan soru, savcılıkta soru, ikinci bir soru yok. ‘Bir kuruş sana para geçmiş, menfaat elde etmişsin’ yok. ‘Sen bu vakfa bağış yapın diye şirketlere söylemişsin. Üç harfli şirketlere. Buraya bağış yapın demişsin.’ Adam geliyor Bolu’ya 17 tane şube açıyor. Bolu’daki mahalledeki esnafı canından bezdiriyor, batırıyor. Bolu’nun parasını kazanıyor, kaymağını yiyor, karını ediyor. Vergisini İstanbul’da veriyor. ‘Kardeşim şu vakfa bir destek ver’ deyince icbar yoluyla irtikap oluyor. Eğer belediye başkanıma bundan sonra başka sorulan bir soru yok, kör kuruş yok. Tanju eğer bununla suçlanıyorsa ve Tanju bununla utanacaksa, bu soruyu soranlar utansın, ben Tanju’yla gurur duyuyorum kardeşim. Gurur duyuyorum. Esas meselenin kökü burada. Meselenin kökü.”

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz